Mobil menü görseli

Diş Hekimlerinin Sesini Duyuyormusunuz!

1 Eylül 2026

Diş Hekimlerinin Sesini Duyuyormusunuz!

Genel Haber

09 Kasım 2026

4 dk okuma

Paylaş:

Diş Hekimlerinin Sesini Duyuyormusunuz!

x.com


instagram.com


Diş Hekimlerinin Sesi Duyulmalı

Türkiye’de vatandaşlar ağız ve diş sağlığı hizmetlerine erişmekte güçlük çekerken binlerce diş hekiminin atanmayı beklemesi, sağlık sistemindeki planlama sorununun en açık göstergelerinden biridir.

Genç diş hekimleri uzun ve zorlu bir eğitimin ardından mezun olmakta, ancak yeterli kamu istihdamı bulunmadığı için ciddi bir gelecek kaygısıyla karşı karşıya kalmaktadır. Basına yansıyan bilgilere göre 2026 yılının ilk atamasında açılan 521 diş hekimi kadrosuna 17 binden fazla başvuru yapılmıştır. Ardından yayımlanan ikinci dönem ilk defa ve yeniden atama ilanında ise diş hekimi kadrosuna yer verilmemiştir.

Bir tarafta çalışma imkânı bekleyen binlerce diş hekimi, diğer tarafta aylarca randevu bulamayan vatandaşlar bulunmaktadır. Kamuda görev yapan diş hekimlerinin hasta yükü ise her geçen gün artmaktadır.

Hasta sayısı değil, tedavinin niteliği esas alınmalı

Ağız ve diş sağlığı hizmetlerinde yaşanan sorunlar, mevcut diş hekimlerine daha fazla hasta yönlendirilerek çözülemez. Her tedavinin gerektirdiği süre ve çalışma koşulları farklıdır. Dolgu, kanal tedavisi, diş çekimi, cerrahi müdahale ve protez uygulamaları aynı süre içerisinde tamamlanabilecek işlemler değildir.

Diş hekimliği, bant sistemiyle yürütülebilecek bir üretim faaliyeti olarak değerlendirilemez. Hekimin hastasına yeterli zaman ayırması bir ayrıcalık veya lüks değil, doğru teşhis ve nitelikli tedavinin temel koşuludur.

Bu nedenle Merkezi Hekim Randevu Sistemi’nin diş hekimliğinin bilimsel gerçeklerine uygun biçimde yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Günlük hasta sayıları idari hedeflere göre değil, yapılacak işlemlerin niteliğine ve ihtiyaç duyulan tedavi süresine göre belirlenmelidir.

Gelir ve özlük haklarında adalet sağlanmalı

Diş hekimlerinin önemli sorunlarından biri de mali ve özlük haklarında yaşanan eşitsizliktir. Aynı sağlık sisteminin hekimleri olmalarına rağmen diş hekimleri bazı tazminatlarda, ödeme katsayılarında ve mali düzenlemelerde farklı değerlendirilmektedir.

Gelirin önemli bir bölümünün performans hedeflerine bağlanması da hekimleri daha fazla işlem yapmaya yönelten bir çalışma düzeni oluşturmaktadır. Oysa sağlık hizmetlerinde belirleyici olan işlem sayısı değil, hastanın ihtiyacıdır.

Diş hekimi, hastasına yalnızca gerekli olan işlemi yapabilmeli; mesleki kararlarını gelir kaygısı veya performans baskısı altında vermemelidir. Sağlık çalışanlarının gelirleri, nitelikli hizmet sunmalarını destekleyen güvenli ve öngörülebilir bir yapıya kavuşturulmalıdır.

Plansız fakülte ve kontenjan artışları geleceği tehdit ediyor

Diş hekimliği fakültelerinin ve öğrenci kontenjanlarının ihtiyaç analizi yapılmadan artırılması, mesleğin geleceğini doğrudan etkilemektedir. Bugün alınan plansız kararların sonuçları, beş yıl sonra mezun olan genç diş hekimlerinin işsizlik ve güvencesiz çalışma sorunlarıyla karşılaşması şeklinde ortaya çıkmaktadır.

Diş hekimliği fakültesi kontenjanları siyasi veya günübirlik kararlarla değil, Türkiye’nin nüfus yapısı, bölgesel ihtiyaçları ve gelecek on yıllık ağız ve diş sağlığı hedefleri dikkate alınarak belirlenmelidir.

Ancak yalnızca yeni kontenjanların azaltılması yeterli değildir. Hâlihazırda mezun olmuş ve çalışma imkânı bekleyen diş hekimleri için de sürdürülebilir bir istihdam modeli oluşturulmalıdır.

Çözüm için atılması gereken adımlar

Ağız ve diş sağlığı hizmetlerinde kalıcı iyileşme sağlanabilmesi için şu adımların hayata geçirilmesi gerekmektedir:

  1. Kamu atamaları artırılmalı ve düzenli bir takvime bağlanmalıdır. Diş hekimi ihtiyacı bilimsel verilerle belirlenmeli, atamalar öngörülebilir ve sürdürülebilir hâle getirilmelidir.
  2. Aile diş hekimliği uygulaması Türkiye genelinde yaygınlaştırılmalıdır. Çocuklar ve yetişkinler yalnızca tedaviye ihtiyaç duyduklarında değil, ağız ve diş hastalıkları ortaya çıkmadan önce düzenli olarak diş hekimiyle buluşturulmalıdır.
  3. Koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetlerinde serbest çalışan diş hekimlerinden yararlanılmalıdır. Kamunun hizmet sunmakta yetersiz kaldığı bölgelerde ve alanlarda serbest diş hekimlerinden hizmet alınması, vatandaşların sağlık hizmetine daha hızlı ulaşmasını sağlarken genç meslektaşlar için de yeni çalışma alanları oluşturabilir.
  4. MHRS, diş hekimliğinin bilimsel ve mesleki gereklerine göre yeniden yapılandırılmalıdır. Hekimlerin çalışma planı yalnızca hasta sayısına göre değil, uygulanacak tedavilerin niteliğine ve ihtiyaç duyulan süreye göre hazırlanmalıdır.
  5. Diş hekimlerinin mali ve özlük haklarında adalet sağlanmalıdır. Ücret, tazminat ve ödeme sistemleri hekimlik mesleğinin sorumluluğuna ve çalışma koşullarına uygun hâle getirilmelidir.
  6. Güvenli çalışma ortamları oluşturulmalıdır. Sağlıkta şiddete karşı etkili önlemler alınmalı ve diş hekimlerinin mesleklerini güven içinde sürdürebilmeleri sağlanmalıdır.

Güçlü bir ağız ve diş sağlığı sistemi herkesin hakkıdır

Diş hekimleri ayrıcalık veya daha az çalışma talep etmemektedir. Hastalarına yeterli zaman ayırabilecekleri, emeklerinin karşılığını alabilecekleri, güvenli koşullarda çalışabilecekleri ve genç meslektaşların geleceğe umutla bakabilecekleri bir sağlık sistemi istemektedir.

Güçlü bir ağız ve diş sağlığı sistemi yalnızca diş hekimlerinin mesleki meselesi değildir. Bu aynı zamanda vatandaşların nitelikli, erişilebilir ve zamanında sağlık hizmeti alma hakkıyla ilgilidir.

Diş hekimlerini değersizleştirerek ağız ve diş sağlığı hizmetleri güçlendirilemez. Binlerce hekimin atama beklediği bir ortamda yaşanan randevu krizinin kaçınılmaz olduğu da ileri sürülemez.

Çözüm; planlı istihdam, makul çalışma yükü, adil ücret, koruyucu diş hekimliği ve bilimsel temellere dayanan bir sağlık politikasından geçmektedir.

Diş hekimlerinin sesi duyulmalıdır. Çünkü ağız ve diş sağlığı, genel sağlığın ayrılmaz bir parçasıdır.

Görseller
Diş Hekimlerinin Sesini Duyuyormusunuz! - Gorsel 1